Mevzuat Bülteni 2026/1 · 21 Ağustos 2026

18–21 Ağustos tarihli Resmî Gazete · beş yayım

Bu sayıda

  1. 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu · YMM tasdik raporları karşıt inceleme tutanaklarının e-ortamda gönderilme süresi 1 Ocak 2027'ye ertelendi
  2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu · Karar, Yargıtay'ın 3, 7 ve 9. Hukuk Dairelerine ait çeşitli kanun yararına temyiz…
  3. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu · Yargıtay 3. Hukuk Dairesi tarafından verilen bu karar, bir mahkemenin 2004 sayılı İcra ve…
  4. 4857 sayılı İş Kanunu · Yargıtay 3, 7 ve 9. Hukuk Dairelerine ait çeşitli kararların yayımlandığı bu bültende, 4857…
  5. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu · 7594 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 5510 sayılı Sosyal…
  6. 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu · Yargıtay 3. Hukuk Dairesi tarafından verilen karar, 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring…

3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu

YMM tasdik raporları karşıt inceleme tutanaklarının e-ortamda gönderilme süresi 1 Ocak 2027'ye ertelendi

Yeminli Mali Müşavirlik Tasdik Raporlarına Eklenen Karşıt İnceleme Tutanaklarının Elektronik Ortamda Gönderilmesi Hakkında Tebliğ (Sıra No: 1)’de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Sıra No: 2)

Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yayımlanan bu Tebliğ ile, Yeminli Mali Müşavirlik tasdik raporlarına eklenen karşıt inceleme tutanaklarının elektronik ortamda gönderilmesine ilişkin daha önce belirlenen bir tarih güncellenmiştir. Yapılan değişiklikle birlikte, ilgili düzenlemenin yürürlüğe giriş ve uygulama süresi ileri bir tarihe ertelenmiştir. Buna göre, mükellefler ve yeminli mali müşavirler açısından elektronik ortamda tutanak gönderme yükümlülüğünün başlangıç tarihi 1 Ocak 2027 olarak yeniden belirlenmiştir.

Bu durum, meslek mensuplarına hazırlık süreçleri için ek süre tanınması anlamına gelmektedir. Yeminli mali müşavirlik tasdik raporu düzenleyen ve karşıt inceleme tutanağı hazırlayan tüm mükellef ve meslek mensupları bu yeni takvime göre işlemlerini planlamalıdır.

Yürürlük

21 Ağustos 2026

Bu Tebliğ 1/7/2026 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Kimleri ilgilendirir

Yeminli mali müşavirler ve tasdik raporu düzenleyen mükellefler.

Resmî Gazete metni

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu

Karar, Yargıtay'ın 3, 7 ve 9. Hukuk Dairelerine ait çeşitli kanun yararına temyiz…

Yargıtay 3, 7 ve 9. Hukuk Dairelerine Ait Kararlar

Resmî Gazete'de yayımlanan bu karar, Yargıtay'ın 3, 7 ve 9. Hukuk Dairelerine ait çeşitli kanun yararına temyiz incelemelerini kapsamaktadır. Kararlarda, Türk Borçlar Kanunu'nun 310. maddesi uyarınca yeni malikin kira sözleşmesindeki konumu ve peşin ödenen kira bedellerinin iadesi, tasarruf finansman sözleşmelerinin feshinde iade süreleri ve organizasyon ücreti ile belirli süreli iş sözleşmelerinde işverenin objektif koşul yokluğunu ileri süremeyeceği gibi temel hukuki konulara açıklık getirilmiştir.

Metin, 6098 sayılı Kanun'un doğrudan maddelerini değiştiren bir kanun veya yönetmelik olmayıp, mevcut yasal düzenlemelerin mahkemelerce nasıl uygulanması gerektiğini yönlendiren Yargıtay içtihatlarını içermektedir. Bu kapsamda bülten okuyucularının doğrudan metinsel bir kanun değişikliğine uyum sağlaması gerekmemekle birlikte, kira hukuku, tüketici finansmanı ve iş hukuku uyuşmazlıklarında Yargıtay'ın güncel yaklaşımı takip edilmelidir. İlgili taraflar, özellikle taşınmaz alım satımlarında kira alacaklarının devri ve iş sözleşmelerinin nitelendirilmesi hususlarında bu kararlarda belirtilen esaslara dikkat etmelidir.

Kimleri ilgilendirir

Kiraya verenler, yeni malikler, tasarruf finansman şirketi müşterileri ve belirli süreli iş sözleşmesiyle çalışan işverenler.

Resmî Gazete metni

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi tarafından verilen bu karar, bir mahkemenin 2004 sayılı İcra ve…

Yargıtay 3. Hukuk Dairesine Ait Karar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi tarafından verilen bu karar, bir mahkemenin 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu hükümlerini yanlış yorumlaması üzerine verilmiş bir kanun yararına bozma kararını içermektedir. Karara konu olayda, kiracının ödediği fazla kira bedelinin iadesi talebiyle açtığı dava, yerel mahkeme tarafından icra takibi ve cebri icra tehdidi bulunmadığı gerekçesiyle İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesindeki istirdat davası şartları taşımadığı iddiasıyla reddedilmiştir. Yargıtay ise hâkimin hukuk kurallarını ve dava dilekçesindeki talebin hukuki niteliğini resen belirlemekle yükümlü olduğunu hatırlatmıştır.

Buna göre, söz konusu davanın icra takibine dayalı bir istirdat davası değil, genel hükümlere dayalı sebepsiz zenginleşme ve alacak davası niteliğinde olduğu vurgulanmıştır. Yargıtay, yerel mahkemenin bu hukuki nitelendirmeyi yapmadan doğrudan davayı reddetmesini ve ayrıca dava değerini aşacak şekilde vekâlet ücretine hükmetmesini hukuka aykırı bulmuştur. Bu doğrultuda Adalet Bakanlığının kanun yararına temyiz istemi kabul edilerek yerel mahkeme kararı bozulmuştur.

Kimleri ilgilendirir

Kiracılar, ev sahipleri ve alacak-borç ilişkisi tarafları ile mahkemeler.

Resmî Gazete metni

4857 sayılı İş Kanunu

Yargıtay 3, 7 ve 9. Hukuk Dairelerine ait çeşitli kararların yayımlandığı bu bültende, 4857…

Yargıtay 3, 7 ve 9. Hukuk Dairelerine Ait Kararlar

Yargıtay 3, 7 ve 9. Hukuk Dairelerine ait çeşitli kararların yayımlandığı bu bültende, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 11. maddesinde yer alan belirli süreli iş sözleşmesi hükümleriyle ilgili önemli bir ilke kararına yer verilmiştir. Karara göre, iş sözleşmesinin belirli süreli olabilmesi için kanunda öngörülen objektif şartların bulunması gerekmektedir.

Ancak, işçiyi koruma amacıyla düzenlenen bu hükmün aksine, objektif şartlar bulunmadığı gerekçesiyle sözleşmenin belirsiz süreli olduğunu işverenin ileri sürmesi hakkın kötüye kullanımı niteliğindedir. 4857 sayılı Kanun'un 11. maddesine dayanarak sözleşmenin belirsiz süreli olduğunu iddia etme hakkı yalnızca işçiye aittir. İşveren bu savunmayı yapamayacağından, sözleşme taraflar arasındaki düzenlemeye göre belirli süreli kabul edilmelidir. Bu karar, iş hukukunda belirli ve belirsiz süreli iş sözleşmelerinin tespiti ve işverenin savunma haklarının sınırlandırılması bakımından yol gösterici nitelik taşımaktadır.

Kimleri ilgilendirir

İşveren sıfatı taşıyan tüm tüzel ve gerçek kişiler ile belirli süreli iş sözleşmesiyle çalışan işçiler.

Resmî Gazete metni

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu

7594 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 5510 sayılı Sosyal…

7594 Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun

7594 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nda ve ilgili diğer bazı kanunlarda önemli değişiklikler hayata geçirilmiştir. Bu kapsamda, 5510 sayılı Kanun'un geçici 18 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan 'askerlik çağı dışına çıktıkları' ibaresi '55 yaşını doldurdukları' şeklinde değiştirilmiştir. Yapılan bu düzenleme ile hak sahiplerinin durumları ve yaş sınırları yeniden belirlenmiştir.

Ayrıca terörle mücadele sırasında yaralanan ancak malul sayılmayan veya derece tespiti yapılmayan askeri personel, emniyet mensubu ve güvenlik korucularına Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yeni aylık bağlanması yönünde hükümler eklenmiştir. İlgililer bu düzenlemelerden belirli şartlar altında yararlanabilecek olup, ilgili kurumlar ve Sosyal Güvenlik Kurumu süreçleri yürütmekle görevlendirilmiştir. Kanunun ilgili maddeleri yayımı tarihinde veya belirtilen geçerlilik tarihlerinde yürürlüğe girmiştir.

Madde madde

Geçici 18 inci maddenin üçüncü fıkrası

Önceki askerlik çağı dışına çıktıkları

Yeni 55 yaşını doldurdukları

Eskiden askerlik çağı dışına çıkılmasına bağlanan şart, artık 55 yaşın doldurulması şartı ile değiştirilerek yaş kriteri netleştirilmiştir.

Yürürlük

18 Ağustos 2026

Bu Kanunun; a) 1 inci, 2 nci, 3 üncü, 4 üncü ve 7 nci maddeleri yayımını takip eden ödeme döneminden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde, b) 5 inci maddesi 1/9/2026 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yayımı tarihinde, c) Diğer maddeleri yayımı tarihinde, yürürlüğe girer.

Kimleri ilgilendirir

5510 sayılı Kanun kapsamında hak sahibi olanlar, geçici 18 inci madde hükümlerinden yararlananlar ve Sosyal Güvenlik Kurumu.

Resmî Gazete metni

6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi tarafından verilen karar, 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring…

Yargıtay 3, 7 ve 9. Hukuk Dairelerine Ait Kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi tarafından verilen karar, 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu'nun 39/A maddesinin uygulanmasına ilişkin önemli içtihat değişiklikleri ve değerlendirmeler içermektedir. Düzenleme, tasarruf finansman sözleşmelerinin feshi durumunda organizasyon ücreti kesintisi ve iade sürelerinin yasal dayanaklara uygun olduğunu, sözleşmedeki altı aylık iade süresinin haksız şart olarak değerlendirilemeyeceğini vurgulamaktadır.

Bu kapsamda, müşterinin fesih hakkını kullanması hâlinde organizasyon ücreti bedeli dışında kalan toplam birikim tutarının yasal süreler içerisinde iade edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Şirketlerin ve tüketicilerin bu yasal düzenlemelere ve içtihatlara uygun olarak finansman sözleşmelerindeki fesih ve iade süreçlerini yürütmesi önem taşımaktadır. Yargıtay, ilk derece mahkemesinin hatalı değerlendirmesini kanun yararına bozarak tasarruf finansman mevzuatının uygulanmasına açıklık getirmiştir.

Madde madde

6361 sayılı Kanun Madde 39/A

Önceki Tasarruf finansman sözleşmesinin feshi halinde organizasyon ücretinin kısmen de olsa iade edilebileceği ve sözleşmedeki altı aylık iade süresinin haksız şart olduğu kabul ediliyordu.

Yeni İmza ve fesih tarihinde yürürlükte bulunan 6361 sayılı Kanunun 39/A maddesinin 4. fıkrasına göre organizasyon ücretinin kısmen de olsa iadesine karar verilemeyeceği, altı aylık iade süresinin haksız şart niteliğinde olmadığı kabul edilmiştir.

Tasarruf finansman sözleşmesini fesheden müşterilere organizasyon ücreti iadesi yapılamayacağı ve sözleşmelerde yer alan altı aylık yasal iade süresinin hukuka uygun olduğu kesinleşmiştir.

Karar tarihi

4 Mayıs 2026

04.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kimleri ilgilendirir

tasarruf finansman şirketleri ve tasarruf finansman sözleşmesi imzalayan müşteriler.

Resmî Gazete metni

Tüm sayılar →

Bu bülten bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş yerine geçmez. Resmî metin esastır.

Vizyonumuz, iş hedeflerinizle uyumlu olarak işbirliği ve büyümeyi hedeflemektedir.

    OZBEK CPA ile İletişime Geçin:






    Diğer Servislerimiz

    Türkiye’de Uluslararası Uyum ve Denetim

    Bağımsız denetim, kanuni eşikleri aşan şirketler için bir tercih değildir ve denetlenmemenin sonucu bir cezadan ağırdır: denetime tabi olduğu hâlde…

    Türkiye’de Danışmanlık Hizmetleri

    Özbek CPA olarak, Türkiye pazarında başarılı olmak isteyen yabancı şirketler için uzman danışmanlık hizmetleri sunuyoruz. Stratejik pazara giriş rehberliğinden kültürel…

    Türkiye’de Şirket Kuruluşu: Kapsamlı Bir Kılavuz (2026)

    Türkiye’de şirket kurmak, Avrupa, Asya ve Orta Doğu’ya erişim sağlayan stratejik bir küresel konumda iş kurmak isteyen girişimciler ve yatırımcılar…

    Your message has been sent successfully!